Hz. İmam Ali (aleyhisselam): “Allah, sizi boş yere yaratmamış, başıboş bırakmamış, sapkınlığa ve körlüğe terk etmemiştir.” ..
ZEYTİNBURNU’NDA KUTLU DOĞUM PROGRAMI

ZEYTİNBURNU’NDA KUTLU DOĞUM PROGRAMI

CABİR’DEN ZHGM’YE GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

CABİR’DEN ZHGM’YE GEÇMİŞ OLSUN MESAJI

GENÇLİK LİDERİYLE BULUŞTU

GENÇLİK LİDERİYLE BULUŞTU

KUTLU DOĞUM VE VAHDET HAFTASI

KUTLU DOĞUM VE VAHDET HAFTASI

CÂBİR’DEN AFGANİSTAN’DAKİ CUMA SALDIRISINA TAZİYE VE KINAMA

CÂBİR’DEN AFGANİSTAN’DAKİ CUMA SALDIRISINA TAZİYE VE KINAMA

Türkiye Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve MEB sınırlarını açıkladı
Türkiye Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve MEB sınırlarını açıkladı

Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında 2011’deki anlaşmada belirlenen hat A ve B noktaları gösterilen haritada, Türkiye ve Mısır arasındaki “ana karalar arası ortay hat” C, D ve E noktalarıyla işaretlendi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı İkili Siyasi İşler ve Denizcilik-Havacılık-Hudut Genel Müdür Vekili Büyükelçi Çağatay Erciyes, geçen hafta Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası’ndan sonra Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığı ve MEB sınırlarını gösteren haritayı sosyal medyada paylaştı.

Türkiye ile Libya’nın geçen hafta imzaladığı “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” ile belirlenen noktalar ise E ve F şeklinde gösterildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez Al Sarraj ile 27 Kasım’da İstanbul’da bir araya gelmişti.

İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, görüşmede, Türkiye ile Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında, “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası” ile iki ülkenin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarının muhafazasını hedefleyen “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının” imzalandığı bildirilmişti.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Doğu Akdeniz’de Deniz Yetki Alanlarına ilişkin Libya’yla imzalanan anlaşma hakkındaki soruya cevabında, anlaşmayla Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin deniz yetki alanlarının batıdaki sınırlarının bir bölümünün belirlendiğini bildirmişti.

Anlaşmanın uluslararası hukuka uygun olduğunun altını çizen Aksoy, şunları ifade etmişti:

“Esasen, tüm taraflar Doğu Akdeniz’de en uzun ana kara kıyısına sahip ülke olan Türkiye’nin kıyı projeksiyonunun adalarla kesilmeyeceğinin, iki ana kara arasındaki ortay hattın ters tarafında kalan adaların kara suları dışında deniz yetki alanı yaratamayacağının ve deniz yetki alanları hesaplaması yapılırken kıyıların uzunluklarının ve yönlerinin hesaba katıldığının farkındadır.

Nitekim, Türkiye bu anlaşmayı imzalamadan önce tarafları hakkaniyet çerçevesinde bir uzlaşı için görüşmelere çağırmıştır ve halen de görüşmelere hazırdır. Ancak, Türkiye’nin uluslararası hukuka dayalı ve hakkaniyeti temel alan bu yaklaşımı karşısında görüşmelere başlamak yerine sadece tek taraflı adımlar atarak Türkiye’yi suçlamak tercihine gidilmiştir. Bu anlayışın altında örneğin Türkiye’nin ana karasının karşısında küçük bir ada olan Meis’e kendi yüzölçümünün 4 bin katı kadar deniz yetki alanı kazandırmaya çalışan maksimalist ve uzlaşmaz Yunan-Rum tezleri yatmaktadır. Bu anlayış, zamanında Mısır’a 40 bin kilometrekare alan kaybettirmiştir. Libya’yla imzalanan son anlaşmayla iki ülkenin oldubittilere izin vermeyeceği en açık şekilde ortaya konmuştur.”

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz