Congratulations, you just completed Horizontal Scrolling Announcement plugin installation.
CABİR’DEN TAZİYE MESAJI

CABİR’DEN TAZİYE MESAJI

İstanbul Halkalı’da yüzbinler Hz. Hüseyin’e (a.s) Lebbeyk Dedi

İstanbul Halkalı’da yüzbinler Hz. Hüseyin’e (a.s) Lebbeyk Dedi

Gadir-i Hum Bayramı Halkalı’da Coşkuyla Kutlandı

Gadir-i Hum Bayramı Halkalı’da Coşkuyla Kutlandı

GADİR-İ HUM PROGRAMINA DAVET

GADİR-İ HUM PROGRAMINA DAVET

CAMİİ AÇILIŞINA DAVET

CAMİİ AÇILIŞINA DAVET

MESCİD-İ ZİRARIN EVLATLARI/VAHABİLER!
  • MehdiAksu
    • Mehdi Aksu
    • m.aksu@caferialimler.com
    • 13 Mart 2019 - 00:57:27
    • Gsterim : 371 views

MESCİD-İ ZİRARIN EVLATLARI/VAHABİLER!

İletişimin çok hızlı gerçekleştiği bir çağın içerisinde yaşamaktayız. Bilim ve teknoloji neticesinde medya araçlarının gelişmesi insanlar arasında bilgi iletişimini ve fikir alış verişini de hızlandırdı.

Ancak bu iletişimin sağlıklı ve faydalı yönleri olduğu gibi çok zararlı tarafları da vardır. Sanal medya ve iletişim ağları alanlarında insanların olumlu yahut olumsuz etkilenmesinin en ciddi alanlarından biri inanç konularıdır.

Din ve inanç hakkında yazılan ve konuşulan cüz’i meseleler o kadar geniş ve yaygın ki, bunları ayırt etmek ve kapsamlarını sınıflandırmak için dinin aslını ve özünü bilmek gerekir. Aksi takdirde, insanlar aslı ve esası cüz, cüz’i ise kulli ve esas olarak algılar ve böylelikle birçok konu ve alanda doğruyu yanlış yanlışı ise doğru olarak algılayabilir ve kavram kargaşası yaşayabilirler. Böyle olunca da bir zaman sonra din doğrularının yerine
hurafeleri bırakır ve oluşturduğu bidatler yığınına din diye inanır, bidat ve hurafelere sevap alma ümidi ile amel eder ve hurafelerin esiri ve kölesi durumuna düşer.

Bu durum Allah’a inandığını kabul eden bir insan için son derece kaygı verici bir durum. Zira böyle bir insan din, inanç, ibadet, sevap, cennet adına her türlü şiddete, dehşete ve barbarlığa başvurabilir.

İnsan ve insanların bu vahim ve vahşet noktaya gelmelerinin en önemli nedeni, dinin ana ve öz kaynaklarından uzak kalmaları, Kuran’ın İslam’ından ve Nebevi sünnetin hakikatlerinden bihaber olmalarıdır. Daha açık ve net olarak söyleyecek olursak; Ana sebep, usulü bırakıp furüata yoğunlaşmak ve sonrasında da usül ile beraber furüatı ters düz ederek yozlaştırmaktır.

Müslüman bir insan Kur’an ve sahih Sünnet’in açık lafızlarını bırakıp, yok sayıp, kendince siyasi ve batıni yorumlar ortaya çıkarırsa kendisi gibi inanmayanları tekfir eder, din
ve ibadet adına onlara her türlü fenalığın yapılmasını caiz hatta vacip görür. Böylelikle kendince kendisine bir din manzumesi oluşturmuş olur ve o manzumelere göre yaşar. Yapmış olduğu tüm dehşet ve vahşetlerde, bulunmuş olduğu tüm mahfillerde bunun Muhammedi İslam olduğunu anlatır ve yaptıklarını savunur durur. Hatta ve hatta
kendisi gibi olmayanları günahkâr olarak addeder.

Bu menfur düşünce başta İngilizler olmak üzere Siyonizm ve emperyalizminde destekleri ile zamanla günümüzde etkili olan “selefi din anlayışı” halini oluşturmuştur. İşte bu anlayış sebebiyledir ki, Müslümanların sorun ve
sıkıntılarında, bir başka ülke ve coğrafyanın Müslümanlarının sorunlarında taban tabana bir birine tamamen aksi olan görüşler yazılmakta, dile getirilmekte veya ortaya atılan herhangi güncel dini bir meselede, her kafadan bir ses
çıkmasına, birbirine zıt pek çok görüşün ortaya atılmasına neden olmaktadır.

İslami metinlerde sahih bir şekilde yer alan tevessül, kabir ziyaretleri gibi konular hakkında taban tabana zıt görüşler ortaya atılmakta. Hatta bu konuda tekfirciler tarafından çok acımasızca söylemler, tekfir edici ağır hakaretler söylenebiliyor.

Bu hal Müslümanların birlik dokusunu tamamen etkileyen bir durumdur. Bu durum kendilerinden başka kimseyi Müslüman kabul etmeyen selefilerin İslam kaynaklarından uzak olmalarının neticesidir.

Kuran ayetlerinde Kâbe’nin-Beytullahın yeri ve konumu ile bu gün Kâbe’ye-Beytullaha hâkim olan tabloya baktığımızda Kuran ayetleri ile taban tabana zıt olduğunu görmemiz mümkündür. Kuran Kâbe’nin emniyet mekânı olduğunu buyurmasına rağmen, bugün Allah’ın beyti Kâbe’ye giden hacılar orada diledikleri gibi ibadetlerini yapamıyorlar, Medinet-ür Resul şehrinde Fahri kâinat efendimizi bile
rahat bir şekilde ziyaret edemiyorlar.

Maalesef bizler çok az okuyan bir toplumuz. Olaylara Kur’an ve sahih Sünnet süzgeçli bilgiler yerine, örf, adet ve geleneksel bilgilerle yaklaşıyoruz. Ve bu gelenekleri “din” zannediyoruz.

Kaynak: 100 KONUDA KALEMİN FERYADI, SAYFA 315

Selam ve dua ile
Mehdi Aksu

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz