Deprecated: Methods with the same name as their class will not be constructors in a future version of PHP; news_yandex_ru has a deprecated constructor in /home/cafe6707/public_html/wp-content/plugins/news-yandex-ru/news-yandex-ru.php on line 17
Orucu Bozan Şeyler ve Detayları Nelerdir? | caferiâlimler
Congratulations, you just completed Horizontal Scrolling Announcement plugin installation.
CAFERİ ALİMLER BİRLİĞİ (CABİR)’DEN KAMUOYUNA RAMAZAN AYI DUYURUSU

CAFERİ ALİMLER BİRLİĞİ (CABİR)’DEN KAMUOYUNA RAMAZAN AYI DUYURUSU

Gazze’de bir Filistin’li daha şehit edildi

Gazze’de bir Filistin’li daha şehit edildi

Gazze Günü; 14 yıl kuşatmanın ardından

Gazze Günü; 14 yıl kuşatmanın ardından

Yemen’de onlarca Suudi işbirlikçi öldürüldü

Yemen’de onlarca Suudi işbirlikçi öldürüldü

Yarın Tahran Cuma Namazı’nı İslam İnkılabı Rehberi kıldıracak

Yarın Tahran Cuma Namazı’nı İslam İnkılabı Rehberi kıldıracak

Orucu Bozan Şeyler ve Detayları Nelerdir?
Orucu Bozan Şeyler ve Detayları Nelerdir?

Dokuz şey orucu bozar: Elbette bunlardan bazılarının batıl etmesi ihtiyattır. 1) Yemek ve içmek. 2) Cima (Cinsel ilişkide bulunmak). 3) İstimna (Mastürbasyon) İstimna, erkeğin cinsel ilişki olmadan kendisi veya başkası aracılığı ile meni gelecek bir işi yapmasına denir. 4) Allah”a, Hz. Muhammed”e (s.a.a) ve Hz. Resulullah”ın halifeleri olan on iki Ehlibeyt İmamlarına (a.s) yalan isnatta […]

Dokuz şey orucu bozar: Elbette bunlardan bazılarının batıl etmesi ihtiyattır.

1) Yemek ve içmek.

2) Cima (Cinsel ilişkide bulunmak).

3) İstimna (Mastürbasyon) İstimna, erkeğin cinsel ilişki olmadan kendisi veya başkası aracılığı ile meni gelecek bir işi yapmasına denir.

4) Allah”a, Hz. Muhammed”e (s.a.a) ve Hz. Resulullah”ın halifeleri olan on iki Ehlibeyt İmamlarına (a.s) yalan isnatta bulunmak.

5) Vacip ihtiyat gereği boğaza yoğun (katı) toz kaçırmak.

6) Başın tamamını suya daldırmak.

7) Sabah ezanına kadar cünüp, hayız ve nifas hâllerinde kalmak

8) Sıvı şeylerle tenkıye yapmak.

9) Kusmak.

Bunlarla ilgili hükümler, ilerdeki meselelerde izah edilecektir.

1) YEMEK VE İÇMEK

-Yenilip içilmesi normal olmayan bir şeyi ister az olsun ister çok olsun kasten yer veya içerse, orucu batıl olur. Hatta ağzından bir miktar ıslaklığı dışarı çıkardıktan sonra tekrar ağzına alarak ıslaklığı yutarsa, orucu bozulur. Fakat ıslaklık, ağız dışından içeri alınmış denmeyecek şekilde olur ve ağzın suyuna karışarak kaybolursa, bundan ötürü oruç bozulmaz.

– İnsan, yemek yerken fecrin doğduğunu anlarsa, ağzındaki lokmayı dışarı çıkarmalıdır. Eğer bir kişi böyle bir durumda ağzındaki lokmayı dışarı çıkarmaz ve bilerek onu yutarsa, orucu batıl olur ve sonradan açıklayacağımız şekilde üzerine kefaret de vacip olur.

– Oruç hâlindeyken yanlışlıkla bir şey yiyip içen kimsenin orucu batıl olmaz.

 Vücudu uyuşturan veya (tedavi amacıyla) ilâç yerine kullanılan iğnelerin oruç için herhangi bir sakıncası yoktur ama müstehap ihtiyat gereği oruçlu kimsenin, vücuda su ve gıda verip fayda sağlayan iğneleri yaptırmaktan sakınması gerekir.

– Oruçlu kimse, dişlerinin arasında kalmış olan yemek kırıntısını oruçlu olduğunu bilerek kasten yutarsa, orucu batıl olur.

– Oruç tutmak isteyen kimsenin, sabah ezanından önce dişlerinin arasını temizlemesi gerekmez. Dişlerinin arasında kalan yemek kırıntılarının gündüz boğazına kaçacağını bilen kimse, eğer temizlemez ve o kırıntılardan boğazına bir şey kaçırırsa, orucu batıl olur.

– Tükürüğü yutmak, ekşi ve benzeri şeyleri düşünmek suretiyle ağızda toplanmış olsa bile, orucu batıl etmez.

– Ağız boşluğuna inmediği sürece balgamı yutmanın sakıncası yoktur. Ama ağız boşluğuna inerse, farz ihtiyat gereği yutulmamalıdır.

– Oruçlu bir kimse, aşırı susuzluktan dolayı ölmekten, herhangi bir zarara uğramaktan veya genelde tahammül edilemeyen bir zorluğa düşmekten korkarsa, bu durumlardan kurtulacak miktarda su içebilir; hatta ölümden korkması durumunda su içmesi farzdır. Fakat bu durumda orucu batıl olur. Ramazan ayı içerisinde olursa, günün geride kalan kısmında orucu bozan şeylerden de sakınmalıdır.

– Bebekler ya da kuşlar için yiyecek maddeleri çiğnemek veya yemeğin tadına bakmak gibi genelde boğaza ulaşmayan bir işi yapmak, tesadüfen elde olmaksızın boğaza bir şey kaçsa bile, orucu bozmaz. Ama eğer insan önceden boğazına bir şeyler kaçacağını bilirse, orucu bozulur ve kazasını tutmalıdır. Boğazına kaçması durumunda keffaret de lâzım gelir.

– İnsanın zaaf ve dayanıksızlık sebebiyle orucu bozması caiz değildir. Fakat zaafı genelde tahammül edilmeyecek derecede olursa, orucu bozmasının sakıncası yoktur.

2) CİNSEL İLİŞKİDE BULUNMAK

– Cinsel ilişkide bulunmak, meni gelmese ve erkeklik organı yalnızca sünnet mahalli kadar dâhil olsa bile, orucu bozar. Bu hüküm kadın dışında ilişkide, meni gelmeme halinde ihtiyata dayalıdır.

– Eğer sünnet mahalli miktarından daha az bir kısmı dâhil olur ve meni de gelmezse, oruç bozulmaz.

– Bilerek cima yapan ve sünnet mahalli kadarını dâhil etmek isteyen yalnız dâhil olup olmadığından şüphe edenin orucu batıldır ve kaza etmelidir. Vacip ihtiyat gereği günün geri kalan bölümünde orucu bozan şeylerden sakınması gerekir ama kefaret gerekmez.

– Ramazan ayında oruçlu olduğunu unutarak cinsel ilişkide bulunan veya cinsel ilişki hususunda hiçbir ihtiyar ve iradesi olmayan kimsenin orucu bozulmaz. Ancak ilişki hâlinde oruçlu olduğunu hatırlar veya artık zorlama söz konusu olmazsa, ilişki hâlinden hemen uzaklaşmalıdır. Aksi takdirde oruç batıl olur.

3) İSTİMNA (MASTÜRBASYON)

– Eğer oruçlu bir kimse, istimna yaparsa yani cinsel ilişki dışında kendisinden meni getirecek bir iş yaparsa, orucu batıl olur.

– Elinde olmaksızın oruçlu kimseden meni gelirse, orucu bozulmaz.

– Oruçlu bir kimse, gündüz uyuduğu takdirde ihtilâm olacağını, yani uykuda kendisinden meni geleceğini bilse bile uyuması caizdir Böyle bir kimse uyur ve muhtelim olursa orucu batıl olmaz ve müstehap ihtiyat gereği uyumamalıdır; özellikle uyumadığı zaman zahmete düşmeyecekse.

– Oruçlu kimse, meni gelirken uykudan uyanırsa, meninin dışarı çıkmasını önlemesi gerekmez.

– Oruçlu bir kimse, ihtilâm olduktan sonra, idrar ve istibra yaptığı takdirde mecrada kalan meninin dışarı çıkacağını bilse bile, idrar ve istibra yapabilir.

– İhtilâm olan oruçlu bir kimse, mecrada meninin kaldığını ve gusül etmeden önce idrar yapmadığı takdirde guslettikten sonra meninin dışarı çıkacağını bilirse, farz ihtiyat gereği gusülden önce idrar yapmalıdır.

 Orucun batıl olacağını bilerek kasten kendisinden meni getirenin orucu batıl olur. Meni getirmek kastıyla bir iş yapan örneğin, hanımıyla şakalaşan birinden meni gelmezse bile orucu batıldır ve kaza etmelidir ve vacip ihtiyat gereği günün geri kalan bölümünde orucu bozan şeylerden de sakınmalıdır.

– Meni getirmek kastı olmaksızın, örneğin eşiyle oynayıp şakalaşan oruçlu bir kimse, meni gelmeyeceğine emin ise, tesadüf eseri meni çıksa da, orucu sahihtir. Emin değilse, meni gelmesi halinde orucu batıl olur.

4) ALLAH’A VE PEYGAMBERE (S.A.A) YALAN İSNATTA BULUNMAK

– Oruçlu kimse, sözle, yazıyla, işaretle veya diğer herhangi bir şeyle Allah”a, Hz. Peygamber”e (s.a.a) ve Ehlibeyt İmamlarına bilerek yalan isnatta bulunursa, ondan sonra hemen, “Yalan söyledim.” dese veya tövbe etse bile, orucu batıl olur. Yine farz ihtiyat gereği diğer peygamberler ve onların vâsilerine de yalan nispetinde bulunursa orucu batıl olur. Ama bu nispet Allah’a dönerse oruç batıl olur. (Yani batıl oluşu ihtiyat değil fetva gereğidir)Yine Hz. Fatima’ya (a.s) yalan nispetinde bulunursa hüküm aynıdır, ama bu nispet Allah’a, Resul-ü Ekrem’e (s.a.a) ve Ehlibeyt imamlarına dönerse oruç batıl olur.

– Bir kimse, doğru veya yalan olduğunu bilmediği ve muteber oluşuna delili olmayan bir hadisi nakletmek isterse, farz ihtiyat gereği o hadisi duyduğu kimseye veya okuduğu kitaba dayandırarak nakletmelidir.

– Doğruluğuna inandığı bir sözü, Allah”tan veya Resul-ü Ekrem’den (s.a.a) veya Ehlibeyt imamlarından naklettikten sonra yalan olduğunu anlayan bir kimsenin orucu bozulmaz.

– Allah”a ve Peygamber (s.a.a) e ve Ehlibeyt imamlarına yalan isnat etmenin orucu bozduğunu bilen bir kimse, yalan olduğuna inandığı bir şeyi onlara isnat ettikten sonra, söylediği şeyin doğru olduğunu anlarsa, orucu batıl olur ve farz ihtiyat gereği günün geri kalan kısmını imsak etmelidir.

– Başkasının uydurduğu bir yalanı bilerek Allah”a, Resul-ü Ekrem”e (s.a.a) veya Masum İmamlara (a.s) isnat edenin orucu batıl olur. Ancak, o yalanı uyduran şahsın dilinden aktarırsa orucu batıl olmaz.

– Oruçlu bir kimseye, “Resulullah (s.a.a) veya Ehlibeyt imamlarından biri böyle bir şey buyurmuş mudur?” diye sorduklarında, “hayır” demesi gereken yerde kasten, “evet” veya “evet” demesi gereken yerde kasten, “hayır” derse, orucu batıl olur.

– Bir kimse, Allah-u Teâlâ’nın veya Resul-ü Ekrem’in (s.a.a) veya Ehlibeyt imamlarının doğru olan bir sözünü naklettikten sonra, “Yalan söyledim.” der veya gece onlara bir yalan isnat edip, oruçlu olduğu yarınki günde, “Dün gece söylediğim doğrudur” derse orucu batıl olur.

5) BOĞAZA YOĞUN TOZ KAÇIRMAK

– İster un gibi yenmesi helâl olan bir şeyin tozu olsun, ister toprak gibi yenmesi haram olan bir şeyin tozu olsun, boğaza toz kaçırmak, ihtiyat gereği orucu batıl eder.

– Rüzgâr vesilesiyle toz oluşur ve insan farkında olduğu halde dikkat etmez ve boğazına ulaşırsa, ihtiyat gereği orucu batıl olur.

– Oruçlu kimse, ihtiyat gereği yoğun buhar, sigara, tütün ve benzeri şeylerin dumanını da boğazına kaçırmamalıdır.

– Dikkatsizlik sonucu toz, duman, katı buhar ve benzeri bir şey boğaza kaçırıldığı takdirde, eğer boğaza ulaşmayacağı kesin olarak biliyor idiyse, orucu sahihtir. Ama ulaşmayacağını zannederek dikkatsizlik yapmışsa, o günün orucunu müstehap ihtiyat gereği kaza etmesi daha iyidir.

– Oruçlu olduğunu unuttuğundan dolayı dikkat etmezse veya elinde olmaksızın toz ve benzeri bir şey boğazına kaçarsa, orucu batıl olmaz.

6) KAFANIN TAMAMINI SUYA DALDIRMAK

 Kafasının tamamını bilerek suya sokan oruçlu kimsenin, vücudunun geri kalan kısmı suyun dışında kalsa bile, orucu batıl olur. Fakat vücudunun tümü suya girmiş olur ama kafasının bir kısmı dışarıda kalırsa, orucu bozulmaz.

– Birinci defada kafasının yarısını, ikinci defada ise diğer yarısını suya daldıran oruçlu kimsenin orucu batıl olmaz.

– Bir kimse, kafasının tamamen suya girip girmediğinden şüphe ederse, orucu sahihtir. Ancak kafasının tamamını suya sokma kastıyla suya sokarsa ve tamamının suya girip girmemesinde şüphe ederse orucu batıldır yalnız keffare gerekmez.

– Eğer kafanın tamamı suya daldırılır ve saçların bir kısmı dışarıda bırakılırsa, oruç bozulur.

– Su dışında, süt ve muzaf su gibi sıvılara kafayı daldırmak orucu bozmaz ve farz ihtiyat gereği kafasını gülsuyuna daldırmamalıdır.

– Eğer oruçlu kimse, kendi elinde olmaksızın suya düşer ve başının tamamı suya dalarsa veya oruçlu olduğunu unuttuğu hâlde başını suya sokarsa, orucu batıl olmaz.

– Suya atladığı zaman genelde kafasının suya girmeyeceğini bilen bir kimse, suya atlar ve kafası da tamamen suya dalarsa, orucu bozulmaz.

– Oruçlu olduğunu unutan veya zorla kafası suya sokulan kimse, eğer suyun altında iken oruçlu olduğunu hatırlar veya zorlayan kimse artık elini çekerse, başını hemen dışarı çıkarmalıdır; aksi hâlde orucu batıl olur.

– Oruçlu olduğunu unutarak gusül niyetiyle başını suya daldırıp gusül eden kimsenin orucu bozulmadığı gibi, guslü de sahihtir.

– Oruçlu olduğunu bildiği hâlde kasten gusül etmek için başını tamamen suya sokunca, bakılır: Eğer tuttuğu oruç Ramazan orucu ise hem orucu ve hem de guslü batıldır. Eğer tuttuğu oruç kendisi için ramazan orucu kazası ise ve öğlenden sonra böyle yaparsa ihtiyat gereği hüküm aynı olur. Ama tuttuğu oruç müstehap oruç olursa veya nezir orucu gibi muayyen ve vacip bir oruç olursa veyahut keffare orucu gibi vakti muayyen olmayan bir oruç olursa, guslü sahihtir ama orucu batıldır.

– Kurtarılması farz olsa bile boğulmakta olan bir kimseyi kurtarmak için başını suya sokan oruçlunun orucu bozulur.

7) CÜNÜP, HAYIZ VE NİFAS HALLERİNDE SABAHLAMAK

– Cünüp olan kimse, (ramazan ayında) sabah ezanına kadar kasten gusül etmez veya vazifesi teyemmüm etmek olan kimse kasten teyemmüm etmezse, orucu batıl olur ve Ramazan ayının orucunu kaza etmesinin hükmü gelecektir.

– Ramazan ayının ve kazasının dışında eğer bir kimse, müstehap bir oruç veya zamanı belirli olan farz bir oruç tutmak ister ve cünüp olduğu halde bilerek sabah ezanına kadar da gusül veya teyemmüm etmezse, orucu sahihtir ama müstehap ihtiyata göre vacip oruçta kasten sabah ezanına kadar cünüp olarak kalmamalıdır.

– Ramazan ayı gecesinde cünüp olan kimse, bilerek gusletmez ve vakit daralırsa, farz ihtiyat gereği teyemmüm alarak orucunu tutmalı ve kazasını da yapmalıdır.

 Eğer cünüp olan kimse, ramazan ayında gusletmeyi unutur ve bir gün sonra hatırlarsa, o günün orucunu kaza etmelidir. Ama eğer birkaç gün sonra hatırlarsa, cünüp hâlinde tuttuğunu kesin olarak bildiği günlerin orucunu kaza etmelidir. Meselâ cünüplü iken üç gün mü, yoksa dört gün mü oruç tuttuğunu bilmezse, üç günün orucunu kaza etmesi gerekir.

– Ramazan ayı gecesinde gusül veya teyemmümden hiçbiri için vakti olmayan kimse kendisini cünüp ederse, orucu batıl olduğu gibi üzerine kaza ve keffaret de farz olur. Fakat görevi gusletmek olan teyemmüm edecek kadar vakti olduğu halde kendisini cünüp ederse, farz ihtiyat gereği teyemmüm etmekle orucu tutup kazasını da yapmalıdır.

 Vaktin olup olmadığını anlamak için araştırma yapar ve gusül alacak zaman kadar vaktin olduğunu zanneder ve cünüp olursa, sonradan vaktin dar olduğunu anlarsa, teyemmüm etmelidir ve orucu sahihtir. Araştırma yapmadan, gusül etmek için vaktin geniş olduğunu zanneden kimse, kendisini cünüp ettikten sonra vaktin dar olduğunu anlarsa, teyemmüm ederek oruç tutmalıdır ve o günün orucunu farz ihtiyat gereği kaza etmelidir.

– Ramazan ayı gecesinde cünüp olan kimse, uyuduğu zaman sabah ezanına kadar uyanamayacağını bilirse, gusletmeden uyumamalıdır. Eğer gusletmeden uyur ve sabaha kadar da uyanmazsa, o günün orucu batıl olur. Ayrıca hem kaza, hem de keffaret farz olur.

 Cünüp olan bir kimse, ramazan ayı gecesinde uyuduktan sonra uyanır ve tekrar uyuduğunda sabah ezanından önce gusletmek için uyanmayacağından emin olmazsa, müstehap ihtiyat gereği gusülden önce uyumamalıdır.

– Ramazan ayı gecesinde cünüp olan ve uyuduğu takdirde sabah ezanından önce uyanacağına emin olan bir kimse, uyandıktan sonra gusletmeyi kararlaştırıp bu kararla uyur ve sabah ezanına kadar da uyanamazsa, orucu sahihtir.

– Ramazan ayı gecesinde cünüp olan ve uyuduğu takdirde ezandan önce uyanacağını bilen veya ihtimal veren kimse, uyandığında gusletmesinin gerektiğini unutur bir hâlde uyur ve sabah ezanına kadar da uyanmazsa, ihtiyat gereği o günü kaza etmelidir.

– Ramazan ayı gecesinde cünüp olan ve uyuduğunda sabah ezanından önce uyanacağını bilen veya ihtimal veren bir kimse, uyandıktan sonra gusletmek istemediği halde uyur ve (sabah ezanına kadar da) uyanmazsa veya uyandıktan sonra gusül alıp almama konusunda tereddütte olan kimse uyuduktan sonra uyanmazsa orucu batıl olur ve kaza ile kefaret de ona vacip olur.

 Ramazan ayı gecesinde cünüplü iken uyuyup sonra uyanan kimse, ikinci kez uyuduğunda sabah ezanından önce uyanacağını bilir veya ihtimal verirse, eğer gusletmek kararıyla tekrar uyur ve sabah ezanına kadar uyanmazsa, o günün orucunu kaza etmelidir. İkinci kez uykudan uyanıp, üçüncü kez uyuyan kimsede de bu hüküm aynen geçerlidir ve ihtiyat gereği kefaret vermesi müstehaptır.

– İnsanın ihtilâm olduğu uyku birinci uyku sayılmaz; ihtilâm olduktan sonra uyanıp ikinci kez uyursa, işte o, ilk uyku olarak hesap edilir.

– Ramazan günü içinde ihtilâm olan kimsenin hemen gusletmesi farz değildir.

– Ramazan ayında sabah ezanından sonra uyanıp, ihtilâm olduğunu gören kimse, ezandan önce ihtilâm olduğunu bilse dahi orucu sahihtir.

– Ramazan ayının orucunu kaza etmek isteyen bir kimse, sabah ezanına kadar kasten olmasa bile cünüplü iken sabahlarsa, (oruç tuttuğu takdirde) orucu batıl olur.

– Ramazan orucunun kazasını tutmak isteyen bir kimse, sabah ezanından sonra uyanıp ihtilâm olduğunu görürse ve ezandan önce cünüp olduğunu anlarsa, ihtiyat gereği orucu batıldır. Eğer kaza orucunun vakti dar olursa, meselâ, ramazan ayından beş gün kazaya kalan orucu olur, öte taraftan gelecek ramazan ayına da beş gün kalmış olursa, vacip ihtiyat gereği o gün oruç tutmalı ve ramazandan sonra yine (onun yerine) bir gün oruç tutmalıdır.

– Ramazan orucunun kazası dışında kefaret orucu gibi vakti muayyen olmayan vacip oruçlarda, kasten sabah ezanına kadar cünüp kalırsa orucu sahihtir ve o günün dışında başka bir gün oruç tutması müstehap ihtiyattır.

– Ramazan ayında sabah ezanından önce hayız veya nifas kanı kesilen ama bilerek gusletmeyen veya vazifesi teyemmüm olduğu hâlde bilerek teyemmüm etmeyen kadının tuttuğu oruç batıldır, ama ramazan orucu olmayan başka bir oruç batıl olmaz, ancak gusletmesi müstehap ihtiyattır.

– Ramazan ayında sabah ezanından önce hayız veya nifas kanı kesilen bir kadın, gusül için vakit yoksa teyemmüm etmelidir ve vacip ihtiyat gereği sabah ezanına kadar uyanık kalmalıdır. Vazifesi teyemmüm olan cünüp kimse için de hükmü aynıdır.

– Ramazan ayında sabah ezanına yakın bir zamanda hayız veya nifas kanı kesilen kadının gusül ve teyemmümden hiçbirisi için vakti olmazsa, orucu sahihtir.

– Eğer kadın sabah ezanından sonra hayız veya nifas kanından temizlenir ya da günün ortasında hayız veya nifas kanı görürse, akşama yakın bir zamanda olsa bile orucu batıl olur.

– Hayız veya nifas guslünü unutup, bir veya birkaç gün sonra hatırlayan kadının tuttuğu oruçlar sahihtir. Ama müstehap ihtiyata göre onların kazasını tutmalıdır.

– Ramazan ayında sabah ezanından önce hayız veya nifas kanı kesilen bir kadın, ihmalkârlık sonucu sabah ezanına kadar guslü terk ederse orucu batıl olur. Fakat gusletmemesi ihmalkârlıktan kaynaklanmaz da örneğin, hamamın kadınlar için belirlenen saatini bekleme zorunda kaldığından kaynaklanırsa, böyle bir durumda üç defa uyuyup, ezana kadar gusletmese bile teyemmüm etmekle orucu sahih olur. Ama teyemmüm de yapması mümkün olmazsa teyemmümsüz olarak da orucu sahihtir.

– Çok istihaze gören bir kadın, ayrıntıları istihaze hükümlerinde açıklanan hükümlere göre gusüllerini yapsa orucu sahihtir. Orta istihaze de gusül etmese de orucu sahihtir.

– Kendi bedeninin herhangi bir yerini ölünün bedeninin herhangi bir yerine dokunduran kimsenin üzerine “ölüye dokunma guslü” farz olsa dahi gusletmeden oruç tutabilir. Hatta oruçlu olduğu hâlde bile meyyite dokunmakla orucu batıl olmaz.

8) TENKİYE YAPMAK

– Akıcı şeyle tenkıye yapmak, çaresizlikten ve tedavi için olsa dahi orucu batıl eder.

9) KUSMAK

 Oruçlu kimsenin bilerek kusması -hastalık veya benzeri bir sebepten dolayı olsa dahi- orucu batıl eder. Fakat yanılarak veya elinde olmaksızın kusmanın oruç için herhangi bir sakıncası yoktur.

– Ramazan ayı gecesinde belirli bir şeyi yediği takdirde, gündüz elinde olmaksızın kusacağını bilen kimsenin orucu batıl olmaz.(eğer orucu tuttuktan sonra kusarsa) müstehap ihtiyat gereği o günün orucunu kaza etmelidir.

– Kusmasını önleyebilen oruçlu kimse için zarar ve meşakkat söz konusu olmazsa, kusmasını önlemelidir.

– Oruçlu kimsenin boğazına sinek kaçarsa, kusmadan onu çıkarmak mümkün olursa, onu çıkarmalıdır ve orucu da sahihtir. Ama çıkarmak mümkün olmaz ise yutulmasına onu yedi denecek haldeyse kusmaya neden olsa da onu çıkarmalıdır ve orucu batıldır. Ancak onu yedi denmeyecek haldeyse dışarı çıkarmamalıdır ve orucu da sahihtir.

– Bir kimse yanılarak bir şeyi yutar ve midesine ulaşmadan oruçlu olduğunu hatırlarsa, dışarı çıkarması gerekmez ve orucu sahihtir.

– Geğirdiği zaman boğazından bir şey geleceğini kesin olarak bilen kimse, vacip ihtiyat gereği kasten geğirmemelidir. Fakat bir şeyin geleceğini kesin olarak bilmezse, geğirmenin sakıncası yoktur.

– Geğirti sonucu oruçlu kimsenin kendiliğinden ağzına bir şey gelirse, onu dışarı atmalıdır. Ancak elinde olmaksızın mideye inerse, orucu sahihtir.

ORUCU BOZAN ŞEYLERİN HÜKMÜ

– Oruca aykırı olan işlerden birini bilerek ve bir zorlama olmadan yapmak orucu bozar; ama bu iş bilerek yapılmazsa, oruç bozulmaz. Fakat cünüp olan bir kimse uyur ve 1636. hükümde açıklandığı üzere sabah ezanına kadar da gusletmezse, orucu batıldır.

– Orucu batıl eden işlerden birini yanılarak yaptıktan sonra, orucun bozulduğunu zannederek oruca aykırı olan bir işi bilerek tekrar yapan kimsenin orucu batıl olur.

– Boğazına zorla bir şey dökülen oruçlunun orucu bozulmaz. Fakat “Yemek yemediğin takdirde malına veya canına zarar vereceğiz.” diyerek oruçlu kimseyi oruca aykırı olan işlerden birini yapması için tehdit edip, orucunu bozmaya zorladıklarında, oruçlu, zararı önlemek için (kendi eliyle) bir şey yerse, orucu batıl olur.

– Oruçlu kimsenin, boğazına zorla bir şey dökeceklerini veya orucunu bozmaya mecbur edeceklerini bildiği bir yere gitmesi caiz değildir. Eğer gider ve boğazına bir şey dökerlerse veya orucunu bozmaya mecbur ederler, o da kendi eliyle bir şey yiyerek orucunu bozarsa, orucu batıl olur. Hatta gitmeyi amaçlarsa ve gitmezse bile orucu batıl olur.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz