Hz. İmam Musa Kazım (aleyhisselam): "Mümin terazinin iki kefesi gibidir. İmanı arttıkça belası da çoğalır."
CABİR’den Bayram Açıklaması

CABİR’den Bayram Açıklaması

CABİR’den Ramazan Ayı Açıklaması

CABİR’den Ramazan Ayı Açıklaması

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİN!

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİN!

Türkiye’ye Ambargo İçin Düğmeye Basıldı

Türkiye’ye Ambargo İçin Düğmeye Basıldı

UAEA: İran’da Nükleer Faaliyetlere Yönelik Bir Gösterge Yok

UAEA: İran’da Nükleer Faaliyetlere Yönelik Bir Gösterge Yok

Hiç Düşündünüz mü Nedir Bu “Allah-u Ekber”?
  • MusaAyaztekin
    • Musa Ayaztekin
    • m.ayaztekin@caferialimler.com
    • 21 Şubat 2018 - 13:27:46
    • Gsterim : 306 views

Her müslüman özellikle herhangi bir İslam beldesinde yaşıyorsa her gün en azından beş vakit namaz saatinde ezan dinlemekte ve dolayısıyla “Allah-u Ekber” nidası kulaklarının pasını silmektedir. Buna ilave olarak hele bir de namaz ehli ise bu nida kendi dilinden de dökülmektedir. Bunlara ilave olarak çok ilginç ve hayret verici bir hadise ile karşılaşmışsa veya kızgınlıkla itirazını ifade etmek isterse ve… bu nida dudaklarından bir inci misali dökülmeye başlar.

Tabi bunlarla birlikte maalesef son yıllarda İslam’ın nurani çehresini cahiliyet ve barbarlık ile kirleten tekfirci zihniyetin 21. Yüzyıl Vahşi’leri de masum müslümanları koyun boğazlar gibi boğazladığı vakit de yine bu nidayı duyuyoruz: “Allah-u Ekber”

Peki hiç düşündünüz mü nedir bu “Allah-u Ekber”

Anlatmaya kalksak sadece aklımız ve bilgimizin el verdiği veya dilimizin döndüğü kadar daha da ötesi anlayabildiğimiz kadar anlatabiliriz. Buna bir de muhatabın anlayabilme yetisini eklerseniz işin içinden çıkılmaz. Yanılıyor muyum?

Gelin işi erbabına bırakalım. Bakalım “ilim şehrinin kapısı” bize “Allah-u Ekber’i” nasıl anlatıyor? Başka bir söze mahal bırakıyor mu?

Gelin, O anlatıyor ama ben ne kadar anlayabiliyorum? Ne kadar derk edebiliyorum? Bunun muhasebesini yapalım… yanılıyor muyum? Sözü çok fazla uzatmadan geçen günlerde okuduğum ve bir kez daha derkinden ne kadar aciz olduğumu bana hatırlatan hadis-i şerifi siz dostlarla paylaşıyorum. Dualarınızda bu muhtacı da unutmayın…

İmam Hüseyin’den (a.s) şöyle nakletmiştir: Biz, mescitte oturuyorduk ki müezzin minareye çıktı ve dedi ki: “Allah-u Ekber! Allah-u Ekber!”

Müminlerin Emiri Ali (a.s) ağladı ve biz de onunla ağladık. Ezan bittiğinde şöyle buyurdu: “Müezzinin neler söylediğini biliyor musunuz?”

Dedik ki: “Allah, Peygamberi ve Onun vasisi daha iyi bilir.”

İmam Ali (a.s) şöyle buyurdu: “Eğer neler söylediğini bilseydiniz az güler çok ağlardınız. Zira “Allah-u Ekber” kavramının birçok manası vardır.

Allah-u Ekber kavramının manalarından birisi şudur ki müezzin Allah’ın kadim, ezeli ve ebedi oluşuna ve ayrıca O’nun ilim, güç, kudret, hilim, kerem, cömertlik, bağış ve yüceliğine şehadet eder.

Müezzin “Allah-u Ekber” dediğinde aslında şunu söyler: “Yaratılış ve emir yalnızca Allah’ındır. Yaratılış O’nun iradesi iledir. Yaratılış için gerekli olan her şey Ondandır ve tüm mahlukat O’na dönecektir. O, başlangıcı olmayan ve her şeyden önce olan Evvel’dir ve her şeyden sonra da varlığı devam edecek ve zevali olmayan Ahir’dir. İdrak edilemeyip her şeyin üzerinde olan Zahir’dir ve sınırı olmayan, her şeyden gayrı olan Batın’dır. O, bakidir ve O’ndan gayrı her şey fanidir.

“Allah-u Ekber” kavramının ikinci manası ise olana, olacak olana ortaya çıkmasından önce ilim ve haber sahibi olandır.

“Allah-u Ekber” kavramının üçüncü manası ise O’nun her şeye kadir olması ve istediğine gücünün yetmesidir. O, kudretiyle güçlü ve mahlukatına karşı muktedirdir. Gücü ise zatındandır. Kudreti, var olan tüm eşya üzerinde kaimdir. Bir emrin olmasına hükmettiğinde ona yalnızca “Ol” der ve oluverir.

“Allah-u Ekber” kavramının dördüncü manası O’nun hilmi ve keremini gösterir. Bilmiyormuş gibi hilimli ve sabırlıdır, görmüyormuş gibi (hakkından) geçendir. O’na isyan edilmiyormuşçasına (ayıpları-günahları) örtendir. Keremi, bağışlaması ve hilmi nedeniyle cezalandırmakta acele etmez.

“Allah-u Ekber” kavramının bir diğer manası ise Allah’ın güzel bir bahşetmeyle cevad olduğu ve sürekli kerem sahibi olduğudur.

“Allah-u Ekber” kavramının bir diğer manası da O’ndan sıfat ve keyfiyetin nefyedilmesidir. Sanki der ki: “Allah, vasfedenlerin idrak ettiği sıfatın miktarından (ki şey o sıfatla tanınır) daha yücedir.” Vasıflandıranlar, Onu kendi güçlerince vasıflandırırlar. Onun azamet ve celali ile değil. Allah, vasıflandıranların idrak ettiği sıfatlardan daha yücedir.’

“Allah-u Ekber” kavramının diğer manası da sanki O’nun şu sözüdür: “Allah yüce ve uludur. O, kullarından müstağnidir. Onun, yarattıklarının amellerine ihtiyacı yoktur.”

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz