Hz. İmam Musa Kazım (aleyhisselam): "Mümin terazinin iki kefesi gibidir. İmanı arttıkça belası da çoğalır."
CABİR’den Bayram Açıklaması

CABİR’den Bayram Açıklaması

CABİR’den Ramazan Ayı Açıklaması

CABİR’den Ramazan Ayı Açıklaması

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİN!

ARTIK YALNIZ DEĞİLSİN!

Türkiye’ye Ambargo İçin Düğmeye Basıldı

Türkiye’ye Ambargo İçin Düğmeye Basıldı

UAEA: İran’da Nükleer Faaliyetlere Yönelik Bir Gösterge Yok

UAEA: İran’da Nükleer Faaliyetlere Yönelik Bir Gösterge Yok

EHLİBEYTİN LİSANINDA AMİN KELİMESİ VARMIDIR?
  • MehdiAksu
    • Mehdi Aksu
    • m.aksu@caferialimler.com
    • 7 Şubat 2018 - 23:21:52
    • Gsterim : 595 views

Ehlibeyt kaynaklarına yabancı olan bazıları AMİN kelimesinin Ehlibeytin lisanında, dolayısıyla İslam’da olmadığını ileri sürmüşler ve samimi, saf Müslümanlardan bazılarının yanlışa inanmalarına sebep olmuşlardır.

Amin bütün dinlerde; Yahudilikte, Hıristiyanlıkta ve İslam’da kullanılan bir kelimedir.

Amin ism-i fiildir ve duanın icabete ermesini dilemek için vazedilmiştir.

Bazıları Amin kelimesinin kökünün İbrani lisanında olduğuna inanmışlardır. Zira bu kelimenin kullanıldığı en eski kaynağın eski atik  (Tevrat) olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Ehlisünnetden bazıları namazda Fatiha süresinden sonra Amin söylenmesini vacip bilmişler, bazıları ise sünnet bilmişlerdir. Ama Şia inancına göre namazda Fatiha süresinden sonra Amin söylemek sünnet olmadığı gibi Fatiha süresinin bir cüz’i niyetiyle söylenmesi haramdır ve namazı batıl eder. Yine dua niyetiyle söylenmeside meşhur görüşe göre namazı batıl eder.

Hz. Peygamber efendimizden nakledildiğine göre Amin kelimesi; “Allah’ım kabul buyur” manasındadır. Bundan dolayı insanın kendi yaptığı duasının veya başkasının yaptığı duanın ardından Amin söylemesi rivayetlerde tavsiye edilmiştir.

Ehlibeyt İmamlarının siyerinde onların dua ettikten sonra veya başkalarının yaptığı duadan sonra Amin dedikleri nakledilmiştir. Hatta bazen bu kelimeyi üç defa peş peşe söyledikleri de olmuştur.

Hz. Peygamberin öğle namazı sonrası okuduğu; “Allah’ım senden rahmet sebeplerini diliyorum…” duasından sonra Amin ya Rabbel alemin dediği nakledilmiştir.

Yine Sahifeyi Seccadiye’de nakledildiğine göre  İmam Zeynelabidin aleyhisselam komşularına ve dostlarına şu şekilde dua buyurmuştur; “Beni onlardan en güzel şekilde faydalandır! Hakkımda gözlerini daha iyi aç. Beni daha iyi tanısınlar, faziletimi bilsinler; onlar benimle mutlu olsunlar, ben de onlarla mutlu olayım.

Âmin, ya Rabbe’l âlemin.”

Yine İmam Cafer Sadık aleyhisselamın Ramazan ayına veda duasında şöyle dua ettiği nakledilmiştir; “…Bu ayda benim adımı hac divanına yazılanlardan karar kıl… Amin, Amin, Amin ya Rabbel alemin.”

Peygamberimiz mescitte oturur, insanlara vaaz ederdi. Bir süre vaazları hep böyle devam etti. Ne var ki yüzünü göremeyenler, bu yüzden sohbete adapte olamayanlar vardı. Sonraları sahabeler Peygamberimizin yanına gelerek “Ya Resulallah, size yüksek bir yer yapalım, oraya çıkın ve oradan vaaz edin; böylece hepimiz sizi rahatlıkla görebilelim” dediler. Peygamberimiz de onların bu teklifini kabul etti.

O günlerde Peygamberimiz bir hurma kütüğüne yaslanarak vaaz veriyordu. Minber yapılıp gelince Peygamberimiz artık hurma kütüğünü bırakıp minbere çıkacaktı. Minber, mescidin duvarına bitiştirilince Peygamberimiz de oraya doğru yöneldi. İlk adımını atınca yüksek sesle amin diye bağırdı. Sonra ikinci adımını attı ve amin dedi, sonra üçüncü adımını attı ve yine amin dedi…

İnsanlar dediler ki: Ya Resulallah! Siz minbere çıkarken üç kez amin dediniz, birileri dua mı etti?

Hz. Peygamber şöyle buyurdu: Evet, Cebrail minbere çıktığımda adım attığım her basamak için bir dua ediyordu. İlk adımımı attığımda “Allah’ım, kim hayatı boyunca anne babasını veya ikisinden birini görür de asla bağışlanmayacağı şeyler yaparsa (haklarını ihlal eder ve ahlarını alırsa) o kimseyi rahmetinden uzaklaştır!” dedi. Ben de “Amin” dedim.

İkinci merdivene çıktığımda Cebrail, “Allah’ım, kim Ramazan ayına girer de bağışlanacağı işler yapmadan (kendine çeki düzen vermeden ve günahlarından tövbe etmeksizin) bu ayı geçirirse onu bağışlama!” dedi, ben de amin dedim.

Üçüncü merdivene çıktığımda da “Ey Allah’ın rahmet peygamberi, dedi; eğer biri senin adını duyar da salavat getirmezse Allah’ın rahmetinden uzak olsun!” dedi ve ben yine amin dedim.

Görüldügü gibi İslami metinlerde Hz. Peygamber ve mutahhar Ehlibeyt İmamlarının mübarek lisanlarında Amin kelimesi söylenmiştir.

Kaynaklar: Muhammed Muhamnedi Rey Şehri, Nehc’üd Dua, cilt, 1, sayfa, 126, Ferhengi Fıkıh, cilt, 1, sayfa, 165

Selam ve dua ile…

Mehdi AKSU

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz